| | Create free blog ( Türkçe , Deutsch , Español )

Şifalı Bitkiler - Diyet - Cilt Bakımı

20 "beslenme" etiketi kullanan gönderi (sayfa 1)"beslenme" etiketi kullanan diğer içerikler resimler , videolar

12 Adım'da sağlıklı beslenme Ahmet Maraki

Besin öğelerinin yeterli miktarda alınıp vücutta kullanılması gerekiyor. Bu öğelerin herhangi biri alınmadığında veya gereğinden az yada çok alındığında, büyüme ve gelişme engelleniyor, sağlıkta bozulmalar yaşanıyor.

Vücudun büyüme ve gelişmesi, verimli çalışması, dış etkenlere ve hastalıklara karşı dirençli olabilmesi için dengeli ve yeterli beslenmeye dikkat edilmesi gerekiyor. Bununla birlikte dikkat edilecek 12 adımla sağlıklı beslenme mümkün.

Vücudun büyümesi, dokuların yenilenmesi ve çalışması için gerekli olan besin öğelerinin herbirinin yeterli miktarda alınması ve vücutta uygun şekilde kullanılması, yeterli ve dengeli beslenme anlamına geliyor. Besin öğeleri vücudun gereksinimleri düzeyinde alınmazsa, yeterli enerji oluşmadığı ve vücut dokuları yapılamadığından, yetersiz beslenme durumu oluşuyor.

Sağlık Bakanlığı'ndan edinilen bilgiye göre, sağlıklı beslenmede dikkat edilmesi gereken 12 adım bulunuyor. Buna göre, -Günlük tüketilen besinlerin çok çeşitli olması gerekli. Besinlerin çoğunluğu hayvansal gıdalar yerine bitkisel gıdalardan seçilmeli. Günde; sabah-öğle ve akşam olmak üzere 3 öğün beslenilmeli. Öğün atlamamaya özen gösterilmeli. Daha çok doğal ve taze besinler tercih edilmeli.

-Günde 5-7 porsiyon taze sebze ve meyve yenilmeli. Sebze ve meyveler vitamin, mineral ve posa gereksinimlerini karşılıyor. Posa özellikle barsak hareketlerini düzenliyor, kan şekeri ve kolestrol düzeylerinin düşmesine yardımcı oluyor.

-Günlük beslenmede bulgur, mısır, pirinç, makarna gibi ekmek ve tahıl grubu besinlerin bulunmasına özen gösterilmeli. Günlük enerji gereksiniminin en az yüzde 55'i karbonhidratlardan sağlanmalı.

-Günlük tüketilen yağ miktarı kontrol edilmeli. Yağdan gelecek enerji miktarı toplam enerjinin yüzde 30'unu geçmemeli. Yemeklerde hayvansal kaynaklı yağlar yerine, zeytinyağı, ayçiçek yağı, mısırözü gibi sıvı yağlar tercih edilmeli. Yemekler pişirilirken haşlama, ızgara ve fırında pişirme yöntemleri kullanılmalı. Kızartma ve kavurmalardan uzak durulmalı. Etli pişirilen yemeklere ayrıca yağ ilave edilmemeli.

-Her gün orta düzeyde fiziksel aktivite yapılarak, vücut ağırlığı tavsiye edilen sınırda tutulmalı. Düzenli olarak yürüyüşler yapılmalı. Besinlerle alınan enerji miktarı ile harcanılan enerji miktarı dengelenerek vücut ağırlığı korunabilir. Yeterli ve dengeli beslenme ile birlikte düzenli yapılan fiziksel aktivite, kalp ve solunum fonksiyonlarını düzenliyor, osteoporozu önlüyor.


-Günlük tuz alımı, ortalama 1 çay kaşığı olacak şekilde azaltılmalı. Salamura, konserve, zeytin ve turşu gibi tuz içeren besinlerin tüketimi azalmalı.

-Mümkünse alkol kullanılmamalı.

-Sucuk, salam, sosis gibi yağlı et ve et ürünleri yerine; balık, tavuk, hindi eti veya kuru fasulye, nohut, mercimek gibi kurubaklagiller tercih edilmeli.

-Besinlerin hazırlanması, pişirilmesi sırasında hijyen kurallarına dikkat edilmeli. Yiyecekler pişirilirken haşlama, fırında ve buharda pişirme yöntemleri tercih edilmeli. Kızartmalardan kaçınılmalı.

-Yağsız veya az yağlı süt ve süt ürünleri tercih edilmeli. -Az şekerli besinler tercih edilmeli. Tatlılar ve şekerli içeceklerin tü ketimi sınırlanmalı.

-Bebekler ilk 6 ay sadece anne sütüyle beslenmeli ve 6 aydan sonra uygun besinlere başlayarak yeterli ve dengeli beslenmeleri sağlanmalı.

Prof. Dr. Mehmet Öz’den sağlıklı yaşam önerileri

Dünyanın en ünlü kalp cerrahı Prof. Dr. Mehmet Öz’e göre kalp krizinin başlıca nedeni aşırı kilolar. Yaptığı buluşlarla Amerika’da ‘milenyum doktoru’ seçilen ünlü kalp cerrahımız Prof. Dr. Mehmet Öz, uzun ve sağlıklı yaşamanın reçetesini verdi.

Günde sekiz bardak su içmek kalp krizi riskini yarı yarıya azaltıyor
Dünyaca ünlü Prof. Dr. Mehmet Öz, kalp krizinden korunmanız için önerilerde bulundu: Aşırı şişmanlıktan kaçının. Kolesterol seviyenize dikkat edin. Son yapılan bir araştırmaya göre, günde beş bardağın üzerinde su içenlerde kalp krizi geçirme oranı yarı yarıya azalıyor; sekiz bardak su için. Son tavsiyem ise, hayatta bir amacınız olsun…
* Yaklaşan kalp krizi hissedilir mi?
Birçok insan kriz yaklaştığında uyarı sinyalleri alacağını düşünüyor ama doğru değil. Yanılıyorlar. Hastaların yüzde 50’si hiçbir sorun hissetmiyor, hatta kadınlar erkeklere göre daha az ağrı ve daha çok mide bulantısı hissediyor. En önemlisi, kalp krizi geçirenlerin yarıya yakını aslında çeşitli yaralanmalar sonucu hayatlarını kaybediyor. Aşk acısı yaşadığı için kalp ağrısı çektiğini söyleyenler yanılıyor. Çünkü kalpte basit sinirler var. Bu sinirler ağrı hissine neden olmuyor. Ağrı belli yerlere vurur. Kalp krizi gerçekleşirken, kalpteki sinirler değişik ağrı sinirlerine değerse kısa devre yapıyor. Sanki ağrı varmış gibi hissediyorsunuz. Kol, çene ve göğüste bu ağrı hissediliyor. İnsanların yüzde 50’sinde diğer sinirlere değmiyor. Yani, kalp krizi sırasında ağrı ortaya çıkmıyor.

* Kalp krizi erkeklerde mi kadınlarda mı daha sık görülüyor?
Kalp hastalığı kadınların bir numaralı katilidir. Kalp damar hastalıklarından ölenlerin yüzde 53.5′i kadındır. Kalp hastalığı her yıl erkekten fazla kadın öldürüyor.

EFOR TESTİ GARANTİ DEĞİL
* Sağlıklı görünen bir insan neden kalp krizi sonucu aniden ölür
?
Son derece sağlıklı görünen ama aniden ölen hastalara tanık olduk. Bu hastaların ölümüne neden olan yağ dolu plak, yıllar boyu sesiz sedasız tıkanır ve aniden parçalanır. Nedenlerini her zaman bilmesek bile, onun ardındaki hastalığın önceki gün başlamadığını biliyoruz. Sabah uyanıyorsun, kendini son derece sağlıklı ve dinç hissediyorsun. Sağlıklı bir koşu yapmaya hazırlanacak kadar iyi hissediyorsun… Çok ilginçtir; günün en tehlikeli saatleri sabah saatleridir. Gece yarısından sabah saat 10.00′a kadar olan süre… Çoğu durumda hasta egzersiz falan da yapmıyordur. Koşuya çıkarsınız, bazen kan akışındaki artış bu plakları yerinden oynatır. Belki de kendinizi bitkin hissediyorsunuzdur, göğsünüzde bir sıkışma olabilir, bunu başka bir şeye bağlarsınız. İşte o an size uyarı niteliğindeki sinyalleri tek tek harcıyorsunuzdur. Bu sizi, farkına varmadan öyle tehlikeli bir noktaya getirebilir ki…

* Efor çektirilmiş olmasına rağmen, kalp krizi riskini belirleyememe ihtimali var mı?
Kalbin üzerinde arterler var. Arterlerin de duvarları var. Arterlerde görülen sertleşme zamanla artıyor ve 30 - 40 yıl sonra bir gün kapanıyor. Hasta kalp krizi geçiriyor. Bazen tam kapanmak üzereyken, eforlu test yapılıyor. Tıkanma yüzde 80 ise, bulunuyor. Hastanın hayatını kurtarıyoruz. Ama bazen arterdeki sorun eforla tespit edilemeyecek kadar az oranda olabiliyor. Hasta sabah çok yağlı bir sucuk yiyor, öğlen birine çok kızıyor. Ondan sonra basınç artıyor, yırtılıyor. Etrafından geçen kan üzerinde birden pıhtılaşıyor. Ve beş dakika içinde tıkanıyor. Hasta bu nedenle yaşamını yitiriyor. Yani, tıkanma yüzde 40 iken aniden yüzde 100′e çıkıyor. Mc Donald’s’ın sahibi de nisan ayında efor testi çektirdi. Ancak mayıs ayında öldü.

* Efor testi kalp krizi riskini tetikler mi?
Bu aslında çok sorulan bir soru. Eforlu test yapılırken kalp krizi geçirmek mümkün. Ama çok nadir. Binde bir oranında bu risk var. Ama eforlu testi yapmazsanız, hastaların yüzde 10′unu kaybedebilirsiniz. Kalp krizi geçirmek üzere olan bir hasta grubu var. Onları kurtarmak çok önemli. Bu testi herkese önermiyoruz. Eforlu testin ne kadar pozitif olduğunu ölçmek lazım. Kadınlarda eforlu talyum testi kullanılmamalı. Kadınlarda eforlu EKO yapılmalı. Eforlu talyum testi için bütün araştırmalar erkekler üzerinde yapıldı. Bence kadınlarda geçerli bir test değil.

* Uçak seyahatlari kalp krizi riskini artırır mı?
Uçağın bazı yan tesirleri var. Birincisi; bacaklar saatlerce kıpırdamıyor, adaleler kanı kalbe doğru itiyor. İkincisi; seyahatte insanlar çok az su içer. Eğer iki saatten fazla uçakta kıpırdamadan durduysanız, bacak damarlarındaki kan pıhtılaşmaya başlıyor. Pıhtılaşan kan akciğerlere gidiyor. İşte bu çok tehlikeli bir durum. Kalp rahatsızlığı olsun olmasın, herkes uzun seyahatlerde kıpırdasın, iki saatte bir ayağa kalksın ya da olduğu yerde bacaklarını sık sık hareket ettirsin. Bol su içsin. Bir de yüksekten uçulduğu için güneşten gelen radyasyon var. Radyasyon insanı yaşlandırıyor. Tek çözüm az uçmak ama bu da iş dünyası için mümkün değil.

KÖTÜ TABLOYU İYİYE ÇEVİREBİLİRSİNİZ
* Yaşam düzenindeki değişiklikler kalp krizi riskini iyileştirir mi yoksa yalnızca durdurur mu?
Birçoğumuz düzenli beslenmenin, düzenli egzersizin ve sigarayı bırakmanın kalp krizi riskini azalttığını bilir. Eğer kötü alışkanlıklarla ilgili yeterince büyük bir adım atarsanız, sadece kötüye gidişi durdurmakla kalmaz, kötü tabloyu da geri çevirebilirsiniz. Kalp hastası değilseniz, kendi ihtiyaçlarına göre bir diyet ayarlaması yapabilirsiniz ama kalp hastasıysanız, bazı değişiklikler gereklidir. Bazı durumlarda beslenme düzeninde köklü değişiklik yapmak küçük değişiklikler yapmaktan daha kolaydır. Çünkü sonucu daha kolay alınır. İnsanlar birden kendilerini daha iyi hissetmeye başlar.

* Kalp krizi için en riskli grup iş dünyasının tepe kademeleri mi?
Aslında kalp hastalıklarına yakalanma riskini en çok alt gelir gruplarındakiler ve işsizler yaşıyor. Çünkü hayatlarından memnun değiller. Yaşamlarını kontrol edip yönlendiremiyorlar ve doktor tarafından düzenli bir şekilde kontrol edilmiyorlar. İş dünyasındaki insanlarda da risk çok yüksek. Kendilerini kuvvetsiz hissediyorlar, hayatta bir vazifeleri olmadığına inanıyorlar. Dünyada gerçekleşen büyük olaylar ekonomileri de büyük ölçüde etkiliyor. İkiz Kuleler yıkıldıktan sonra New York’ta bir araştırma yaptık. Kalp krizi oranının arttığını gördük. Bu artış özellikle finans çevrelerinde görüldü. Türkiye’de de depremden sonra arttı. Finans işinde stres çok yüksek. Bazen olaylar insanın kontrolünden çıkıyor. Borsada düşmeler, çıkmalar, işlerin bozulması, işsiz kalmak stresin ortaya çıkmasına neden oluyor. Stresin de kalp krizinde büyük rolü var. İş dünyasındakiler yaşadıkları stres nedeniyle işsizler grubuna giriyor.

* Kalp krizinden korunmak için ne yapılmalı?
Obezite (aşırı şişmanlık) kalp krizine yol açan risk faktörleri arasında en kolay çözüm bulunabilen konudur. Kolesterol seviyenizi ölçtürün. Toplam kolesterolün yanı sıra HDL, yani iyi kolesterol ve LDL kötü kolesterol oranlarını da öğrenin. Kötü olanını yani LDL’yi 100′ün üzerinde tutmaya çalışın. Bu özellikle 65 yaşından önce kalp krizi geçirmiş bir akrabanız varsa, daha da önem kazanıyor. Üçüncüsü ve en kolay olanı ise günde altı - sekiz bardak su için. Masanızın üzerinde sürekli olarak su bulundurun. Son yapılan bir araştırmaya göre, günde beş bardağın üzerinde su içenlerde kalp krizi geçirme oranı yarı yarıya azalıyor. Son tavsiyem ise, hayatınıza bir amaç kazandırın. Ruhsal sağlığınız kalp sağlınızı çok yakından ilgilendiriyor. Yalnız yaşamanın kalp ameliyatı sonrasında tablonun kötüye gitmesi açısından başlı başına bir risk faktörü oluşturduğunu biliyoruz. Yani, kalbinize atmaya devam etmesi için bir neden yaratın.

İyi kolesterolü düşük olan spor yapmalı

* Kalp krizi sırasında yaşam şansını artıracak en önemli etken nedir sizce?
En iyisi Aspirin. Etkisi o kadar büyük ki, hastaneye gelen yoğun bakıma aldığımız her hastaya veriyoruz.

* Türkiye’de kalp krizini önlemenin önündeki en büyük engel nedir sizce?
Bizde genetik olarak iyi kolesterol çok düşük. Bunun tedavisi için şu an bir ilaç yok ama ileride olacak. Batı diyetinin yaygınlaşması sonucu Türkiye’de obezite oranı 10 yıl içinde iki kat arttı. Bunun için atalarımızın yediği yemeklerden uzak kalırsak, bizdeki kalp krizi oranı acayip yükselecek. İyi kolesterolümüz düşük olduğu için bizi koruyacak hiçbir şey yok, ilaç yok. Hiçbir tedavi yok. Koruyucu kolesterol düşükse bunu yükseltmek için tek bir tedavi var, o da spor.

Yaşamak için amacınız olsun

* Yorgunluğun olumsuz etkisi olduğu doğru mu? Günde kaç saat çalışılmalı?
Bence çalışmamak çok çalışmaktan daha kötü. Ameliyat ettiğim hastalarda hep aynı sıkıntıya giriyorum. Kadın diyor ki ‘Eşim artık işi bıraksın, paraya ihtiyacımız yok’ Hasta ise, ‘Ben çalışmadan ne yaparım’ diyor. Genelde erkeğin tarafını tutuyorum. Çünkü dediği doğru. Yaşamak için bir amacın yoksa, yaşamazsın o zaman.

* Kalp krizi pazartesileri ve sabaha karşı ortaya çıkıyor. Neden?
Sabaha karşı kalp krizlerinin arttığını gösteren araştırma İngiltere’de yapıldı. Buna göre, sabahları vücuttaki hormonlar değişiyor. İkincisi; kötü rüyalar bazen her şeyden daha fazla stres yaratıyor. Aynı araştırmada, en fazla ocak ayında ve pazartesi günü kalp krizi geçirildiği saptandı

Zeytinyağının 5 yararı

Akdeniz mutfağının vazgeçilmezi, tam bir antioksidan deposu olan zeytinyağının yararları saymakla bitmiyor. İşte zeytinyağının sağlıklı ilan edilmesinin 5 nedeni:

* Kanser riskini azaltır:
İçerdiği ‘polyphenols’, bitkisel antioksidan ile hücreleri kanserden korur. Tekil doymamış yağ oranı kansere karşı etkilidir.* Kalbi korur:
Kalbiniz için zeytinyağından daha iyi hiçbir şey yoktur. İyi kolesterolü yükseltir (HDL), kötü kolesterolü (LDL) düşürür, kandaki yağ oranını dengeler, itihabı ve diğer kalp hastalıklarına neden olan sağlık sorunlarını önler.

* Kan basıncını düşürür:
İçerdiği etkili antioksidanlar damarları güçlendirir ve genişletir.

* Kilo vermenizi sağlar:
Kendine has lezzeti ve doymuş yağ oranının düşük olması kilo vermeye yardımcıdır.

* Baş ağrısını azaltır:
Eğildiğinizde başınıza doğru saplanan bir ağrınız varsa; salata ve sebzelere düzenli ekleyeceğiniz zeytinyağı sayesinde hem bu ağrıdan hem de mide sorunlarından kurtulabilirsiniz.

Sabah-Saglik

Yağ Yakan Çorba

Malzemeler:
* 2 demet taze soğanya da 1 büyük boy ince doğranmış soğan/pırasa
* 1 orta boy karnabahar veya 2 orta boy brokoli
* 125 gram ıspanak veya doğranmış orta boy lahananın yarısı
* 1 adet irice sarı biber
* 6-8 adet doğranmış kereviz sapı
* 2-3 adet büyük boy ince dilimlenmiş havuç
* 1 ölçek ev yapımı tavuk ya da sebze suyu
* 4-5 adet olgun domates
* Yarım limon suyu
* 1 ufak avuç irice doğranmış maydanoz
* 2 diş sarımsak (isteğe bağlı)
* Yarım çay kaşığı pul biber (isteğe bağlı)
* 1-2 çay kaşığı dövülmüş hardal ve kişniş tohumu (İsteğe bağlı)

Hazırlanışı: Domates dışındaki tüm sebzeleri ve baharatları büyük bir tencerenin içine koyun. Tavuk ya da sebze suyunu ekleyin ve gerektiği kadar su ilave edin. Kaynamaya başlayana kadar kısık ateşte pişirin. Ardından domatesleri ve limon suyunu ekleyin. Taze otları ve sarımsağı ve pul biberi kattıktan sonra yarım saat kısık ateşte pişirin.

Maş fasulyesi ve faydaları

Maş fasulyesi bağırsak düzenleyici ve şeker düşürücüdür.

Şeker hastaları için gerekli olan B vitaminlerini içermektedir.

Maş fasulyesinin içeriğinde bol protein ve lif bulunur.

Maş fasulyesinin hücre yenileyici özelliği de vardır.

Güneydoğu Anadolu mutfağında çok kullanılan, ufak, yeşil bir fasulye türüdür. Akdeniz Bölgesi'nde de Toroslarda yetişir ve 'cin börülcesi' olarak bilinir.

Maş fasulyesi ile piyaz ve çorba yapabilir, pilavlara ekleyebilir ve filizlendirebilirsiniz. Çin mutfağında da kullanılan maş fasulyesinin eski zamanlarda hastalık tedavisinde kullanıldığı söylenir.

Süpermarketlerde, 500 gramlık paketlerde, organik ürün standlarında satılmaktadır. Ayrıca aktarlardan da temin edilebilmektedir.

Maş fasulyesinin mercimek gibi pişirilerek,içine piyaz garnitürü, yeşil soğan, maydanoz, salatalık, zeytinyağı, koruk ekşisi eklenip servis edilmesi önerilir.

Serin ve kuru yerde ,ağzı kapalı olarak muhafaza edilmelidir.

Maş Fasulyesi Salatası

1 bardak Maş Fasulyesi
2-3 yemek kaşığı Nar Ekşisi
Yarım çay kaşığı Kimyon
İnce doğranmış maydanoz
Zeytinyağı ve tuz

Yapılışı : Maş fasulyesi bol su ile tuz ilave edilerek haşlanır. ( Maş fasulyesi pişerken çok fazla su çeker) Haşlarken sık sık kontrol etmekte fayda var. Maş fasulyesi piştikten sonra suyu süzülerek soğuması için bekletilir.

Soğuyan maş fasulyesinin içine ince doğranmış maydanoz nar ekşisi, kimyon, zeytinyağı ve isteğe göre bir miktar daha tuz daha ilave edilip servis yapılır.

Maş fasulyesi salatasına domates, biber, mısır vs. ekleyerek zenginleştirebilirsiniz.

Maş Çorbası (10 kişilik)

Malzemeler

Maş Fasulyesi
1 Kg. soğan
3 adet havuç
2 adet patates
4 adet sivri biber
250 g rendelenmiş omates
100 g makarna veya erişte
Et suyu (tablet veya hazır et suları kullanmayın)
Kırmızı biber
Karabiber, tuz

Yapılışı
Havucu rendeleyin.
Soğanı,patatesi,sivri biberi ve kırmızı biberi kuşbaşı doğrayıp kavurun.
Maş fasulyesini ayrı bir kapta et veya tavuk suyu ile haşlayın.
İçine kavrulan karışımı,püreyi ekleyin.
Kaynadıktan sonra makarnayı da ilave ederek yumuşayıncaya kadar pişirin.

Maş Fasulyesi Piyazı

Malzemeler:

2 su bardağı maş fasulyesi

6-7 adet taze soğan

1 demet maydanoz

1 çay bardağı iri dövülmüş ceviz

5 çorba kaşığı zeytinyağı

1 tatlı kaşığı pul biber

1 adet limonun suyu

1 tatlı kaşığı tuz

Yapımı:

Maş fasulyesi yıkanır, tencerede üzerine 1 parmak geçecek kadar su konularak orta ateşte şekli bozulmadan, yumuşayana kadar haşlanır. Daha sonra kevgirle çıkarılarak suyu süzülür. Maydanoz ve soğan ince kıyılır, derin, karıştırma kabına aktarılır. Üzerine haşlanmış maş, ceviz, tuz, pul biber, limon suyu ve zeytinyağı ilave edilerek karıştırılır. Servis tabağına konulur.

Gürkan Kubilay adet dönemi öncesi tatlı krizi

Adet dönemi öncesinde tatlı krizinin sebepleri psikolojik kökenlidir. Kişi kan kaybettiğini düşünüp tatlı yemek ister. Aslında kan kaybı yoktur, sadece yumurtalıkta döllenmemiş kirli kan vücuttan dışarı atılmaktadır.

Her ay 21-28 günlük dönemler halinde erişkinliğe adım atılan süreç ve sonrası, her kadının yaşadığı bir dönemdir. Vücudumuz bu sürece hazırlanırken, biz kadınları belli sıkıntılar bekler.

Öncesinde vücudumuz su tutmaya başlar, şişkinlik, baş ağrısı, gerginlik ve sivilce gibi sorunlar ortaya çıkar.

Bizim bilimsel olarak ödem dediğimiz, yalancı kilo diye adlandırdığımız, adet öncesinde başlayan su tutumu, adet sürecinin 4'üncü gününden itibaren yavaş yavaş çözülür.

Bu dönemde metabolizmamız biraz daha fazla çalışır ki; bu da daha çok enerji ihtiyacını beraberinde getirir. Biz beslenmemizden karbonhidrat ihtiyacımızı tam karşılamıyorsak, vücudumuz eksik olan şeyi tamamlamak için sinyal verecek ve canımız tatlı isteyecektir.

Günlük öğünlerinizi 3 ana ve 3 ara öğün şeklinde ayarlarsanız bu sorunu yaşamazsınız. Ayrıca sağlıklı ve dengeli beslenme de yine tatlı krizlerinin çözümüdür. Geri kalan ise psikolojik bağımlılıktır. Çünkü tatlı vücuda sakinlik verir ve mutluluk hormonu salgılatır.

Bunu yenmek sizin elinizdedir. Alınabilecek tedbirler ise şöyle sıralanabilir

* Yeterli ve dengeli beslemeye dikkat edin, ana öğünlerin yanına ufak ara öğünler ekleyin. Örneğin, kuru üzüm bile olabilir. hem tatlı hem de demir içerir.

- Aşırı tuz tüketmeyin.

- Bol miktarda su için.

- Tatlı tüketmeye yönelmeyin.

- Sinirsel faaliyetlerin düzeni B grubu vitaminler tarafından sağlanır. Bu noktada sağlıklı beslenme kuralları daha çok önem kazanır. Yani her besin grubundan, günlük her öğünde almak gerekir.

- Alkol almayın, ödemi artırabilir.

- Demir içeriği yüksek olan gıdaları tüketmeye özen gösterin. Demir kaynakları; karaciğer, tüm kırmızı etler, yumurta, kuru baklagiller, pekmez, siyah üzüm (taze ya da kurusu), yeşil yapraklı sebzelerdir ama en iyi emilim hayvansal kaynaklı besinlerden olur. Demir içeriği yüksek bir besin tüketirken o öğüne mutlaka C vitamini içeren bir salata, domates, taze sıkılmış portakal suyu eklemek gerekir.

- Bu dönemdeki tartı artışlarıyla moralinizi bozmayın. "Bu süreçte kilo verilmez" diye bir şey söz konusu değildir.

- Mide bulantılarınız oluyorsa yemeklere limonla tat verebilirsiniz. Yemekler yağ oranını azaltarak, ızgara veya haşlama ya da buğulama olarak tüketilebilir.

Ender saraç bamya çorbası tarifi

Malzemeler:

1 su bardağı dolusu kuru bamya
1 çorba kaşığı dolusu tam buğday unu
1 tatlı kaşığı domates salçası
2 çay kaşığı zeytin yağı
4 su bardağı sebze suyu
kuzu eti

Hazırlanışı : Sebze suyunun içine buğday unu,domates salçası ve zeytinyağını koyup karıştırdıktan sonra içine bamyaları koyarak kısık ateşte pişirin.İçine önceden pişirilmiş fazla yağı alınmış kuzu etini katabilirsiniz.

Ender Saraç'ın tavsiye ettiği 7 şifalı maddeli zayıflama hapı Bio Silhouette

Bio-Silhouette, yüksek kaliteli diyet desteği olarak etkili bir biçimde kilo vermeye yardımcı olmak amacı ile hazırlanmıştır.

Bio-Silhouette, dört aktif madde içermektedir: L-karnitin, krom, ko-enzim Q 10, garnicia cambogia. Kalıcı kilo vermeye yardım eden özel bir besin karışımıdır.

Bio-Silhouette, açlığı bastırabilir, yağların yakılmasını ve içerdiği besin takviyeleri ile vücudun daha etkili kilo kontrolünü sağlayabilir.

Bu, kilo almadan sağlıksız bir şekilde besin tüketilebileceği anlamına gelmez; fakat dikkatli besin tüketimi ile düzenli kilo vermeye devam edilebileceği anlamına gelir. Bu preparat vücudun yağ, karbonhidrat ve protein kullanımını arttırırken aynı zamanda çikolata ve tatlı isteğini bastırmayı amaçlamaktadır.

34 kadın üzerinde plasebo kontrollü olarak yapılan bir araştırmada, 3 ay sonunda Bio-Silhouette grubu ortalama 9 kilo, kontrol grubu ise 6.4 kilo vermiştir. Yüzde 40'lık farkın yanı sıra, Bio-Silhouette kullanan grupta açlık ve şeker isteği azalmış ve kendilerini daha iyi hissettiklerini ifade etmişlerdir.*

Bio Silhouette'te Yer Alan 4 Aktif Madde Vücutta Farklı Etki Gösterir:

.Karnitin, serbest yağ asitlerinin metabolize edilmesine yardımcı olabilir.
.Krom, çikolata, şeker gibi tatlı besinleri tüketme isteğini azaltabilir.
.Ko-enzim Q 10 enerji mekanizmasında rol oynar
.Garnicia cambogia iştahı azaltabilir ve yağları kullanmaya yardımcı olabilir.

Gıda alımında önemli kesinti temeline dayanan şok diyetlerin aksine, Bio-Silhouette en üst düzeyde biyokimyasal denge içinde uzun süreli sağlıklı kilo kaybına yardımcı olur.

Kullanım Önerisi: Günde 3 kere 1 tablet, yemeklerden önce bol su ile alınması önerilir.

İçerik:
Krom 90mcg...........................Tatlı isteğini azaltıyor
Co-enzyme Q10 30 mg..........Yaşlanma karşıtı,enerji veriyor
L-Carnitin 150 mg..................Yağ yakımına yardımcı
Lif(Garnicia Cambogia Rind ekstresi) 900 mg.......İştah azaltıcı

Bio-Silhoutte nispeten daha güvenilir bir haptır.
Bol su içmek şartı ile kullanabilirsiniz

Zeka Kaynağı Besinler

Gelelim kadın ile erkekleri daha zeki yapan besinlere.. Amerikalı ve İngiliz bilimadamlarının ortak yürüttüğü bir

çalışmaya göre; erkekler günde 1 avuç fındık tükettiği taktirde daha zeki oluyor. Fındığın erkekler üzerindeki

bir diğer etkisi ise cinsel güçlerini artırması. Kadınları daha zeki yapan gıdaların başında ise balık geliyor.

Stresi artıran ve bastıran besinler

Beslenme uzmanları, besinlerin ruh sağlığı üzerindeki etkilerini açıkladı.

Besinlerin ruh sağlığı üzerinde önemli etkileri bulunuyor. Bazı gıdalar rahatlamaya yardımcı olurken bazıları stresi artırabiliyor.

Bu durum, metabolizmanın alışık olduğu düzenin dışına çıktığı ramazan ayında daha fazla önem kazanıyor. Ramazanda öğün sıklığının azalması, uzun açlığın ardından yüksek kalori alımı ve hareketsizlik sonucu kas kitlesi azalıyor, enerji yakımına bağlı olarak da vücudun çalışma hızı düşüyor.

Yeme alışkanlıklarındaki bu değişikliğin hem metabolizmayı hem de ruh sağlığını etkilediğini söyleyen Diyetisyen Berrin Yiğit, İngiltere’de yapılan ve gıdaların ruhsal yapı üzerindeki etkilerini inceleyen bir araştırmaya dikkat çekiyor. Yiğit, besinlerin, ‘Stres Artıran’ ve ‘Destekleyici’ olarak iki grupta toplandığını söylüyor.

ŞEKERİ AZALTIN MEYVEYİ ARTIRIN

“Metabolizmanın alışık olduğu düzenin dışına çıktığı ramazanda, daha fazla stres yaratmadan doğru beslenebilirsiniz. Mutfağınızda ve besin seçimlerinde küçük değişimler yaparak hız kazanmak elinizde” diyen Yiğit, İngiltere’de 200 kişi üzerinde ve anket yöntemiyle yapılan çalışmanın sonuçlarını şöyle özetliyor:

“Katılımcılar ‘Stres Artıran Besinler’ olarak nitelendirdikleri besinleri diyetlerinden tamamen çıkardıkları veya azalttıkları takdirde daha dengeli moda girdiklerini belirtmişler ve şekere yüzde 80, kafeine yüzde 79, alkole yüzde 55 ve çikolataya yüzde 53 oranında veda etmişlerdir.

Öte yandan “Destekleyici Besinler” olarak nitelendirilen grupta yer alan su yüzde 80, sebzeler yüzde 78, meyveler yüzde 72 ve balık yüzde 52 oranında artırılmış. Bu şekilde beslenmenin ruh sağlığı ve stres yönetimi konusunda olumlu etkileri gözlenmiş.”

STRESİ AZALTAN 10 BESİN

1. Pancar: En ideali konserve deil, taze ve çiğ tüketmektir. Çünkü ısı pancarın antioksidan kapasitesini düşürür. Salatanıza 1 tam pancarı irice rendeleyip limon ve zeytinyağından oluşan sosla tüketmelisiniz.

2. Lahana: Çok düşük kalorili ama zengin besleyicilikte olan lahana kansere karşı en üstün koruyuculukta olan sülfürlü bileşiklerden zengindir, vücudun serbest radikallere karşı savaş mekanizmasını güçlendirebilmektedir. Kara, beyaz ve mor lahanayı ayırt etmeyin ve beslenmenizde maksimum yer vermeye çalışın.

3. Avakado: Yağlı olduğu için tercih edilmez, Türk mutfağında da fazla yeri yoktur ancak salatalara, mezelere, çorbalara eşsiz besleyicilik ve lezzet katar.

4. Pazı: İçeriğinde muhteşem bir lutein, zeaksantin hazinesi saklamaktadır. Bu iki önemli antioksidan retinayı koruyan göz sağlığı için yararlı karetonidlerdendir. Pazı ile aynı familyadan koyu yeşil yapraklı diğer sebzeleri de göz ardı etmemelisiniz.

5. Tarçın: Kan şekeri dengesini koruyarak hem iştah mekanizmasını destekler hem de kalp sağlığı için faydalıdır. Çay, kahve, tatlılar ve bazı sebze yemeklerine serpebileceğiniz tarçın özellikle süt, mısır gevrekleri ve sütlü tatlılarla harika uyumdadır. Özellikle karanfille birleştirdiğiniz takdirde çok daha etkili olacaktır.

6. Semizotu: University of Texas at San Antonio araştırmacılarına göre semizotu omega 3 yağ asitlerinden en zengin sebzedir. Diğer sebze ve meyvelere kıyasla, semizotu kanser hücrelerinin büyümesini yavaşlatan melatoninden 10-20 kat daha zengindir.

7. Nar: Harika antioksidan kaynağı, kalbe giden kan akışının belirgin oranda azaldığı da belirlenmiştir.

8. Yeşil çay: Ramazanda gün boyu özlenen çay ve kahve iftar sonrası oldukça fazla tüketilir. Oysa ki yavaşlayan metabolizmaya destek olmak adına yeşil çay içmeye özen gösterilmelidir.

9. Kuru erik: Neoklorojenik ve klorojenik asitlerden zengin olan kuru erik hücrelere ciddi yapısal zararlar verebilen serbest radikallerin bozulmasına yardımcı olabilmektedir.

10. Kabak çekirdeği: Magnezyum ihtiyacını karşılamaya yardımcı en iyi besinlerdendir. Fransız araştırmacılara göre kanlarında maksimumda magnezyum olan bireylerin olmayanlara göre erken ölüm riskleri yüzde 40 daha azdır. Ancak kabak çekideği faydalı olduğu kadar kalorilidir de bu nedenle ayıklanmış kabak çekirdeğinden günde en fazla 1 yemek kaşığı tüketmelisiniz.

Bu sitedeki bilgiler tavsiye niteliğinde olup tedavi amaçlı değildir. Uygulamaların sorumluluğu site sahibine ait değildir. Sağlık sorunlarınız için mutlaka bir hekime danışınız.Hekiminizin verdiği ilaçlar var ise mutlaka kullanınız.Hekime gitmeden ve teşhis koydurmadan şikayetiniz ne olursa olsun, buradaki bilgiler ile kendi kendinizi tedavi etmeye kalkışmayınız. Buradaki bilgilerin kesinlikle bir hastalığı teşhis amacı yoktur.
iletişim : Erdemir36@Gmail.Com

Bu Sitede Cilt Bakımı,Şifalı Bitkiler,Sağlık,Ender Saraç,Zayıflama,Ahmet Maranki,Cil Bakımı,Maskeler,Saç Bakımı,Güzellik Gibi Konuları Bulabilirsiniz. Sitemizdeki İçerikler Sanal Alemde Olan Kaynaklardan Alınmıştır. Silmemi İstediğiniz Kendinize Ait Olan Kaynak varsa Bana Bildirebilirsiniz